Türkçe (Ana Dilde) Namaz
TÜRKÇE (ANA DİLDE) NAMAZ
Türkçe namaz kılmak. Ne bileyim anlatılabilecek gibi birşey değil. Müthiş bir şey. Bir kere ne dediğini ve ne istediğini biliyorsun. Bu çok büyük bir nimet. Hz. Peygamber gibi kendi dilinde ibadet yapıyorsun. Allah'a yönelişin daha bir farklı oluyor. Her bir kelimeyi seçerek kullanıyorsun. Arapça namaz kılarken aklınıza olup olmadık şeyler gelme ihtimali çok yüksek. Çünkü ne dedğini bilmiyorsun ve belli bir ezberi dudakların tekrar ediyor. Bütün benliğinle namaz kılabilmek için ağzınla olduğu kadar beyninle de bu sözleri ve anlamlarını gözden geçirebiliyorsun. Rabbinle bire bir konuşuyorsun. Dua ediyorsun. Arapça namaz kılarken yapılan hareketler bir ritüel olmaktan ileri gitmiyor. Oysa Türkçe namazda bütün vücudunla dua ettiğinin ayırdına varıyorsun. Namaz kılmak suretiyle yaptığımız iş aslında dua etmek. Ama Arapça kılarken bunun anlamını kavrayamıyorsun. Türkçe kılarken ise neyi neden yaptığını biliyorsun. Bugüne kadar Kur'an'da adı sayılan onlarca peygamber var. Düşünsenize hepsi de kendi dillerinde yakarmışlar Allah'a. Arapça değil. Arapça kutsal bir dil değil. Son Peygamber Arap olduğu için Kur'an'ın onun dilinden inmesi de çok doğal. Zaten başka türlüsü de düşünülemez. Ne dediğini bilmeden insan nasıl anlaşabilir, nasıl kendini kendini ifade edebilir, nasıl yetiştirebilir kendini. Atalarımız böyle kılıyormuş diyerek bu yanlışı devam ettirmenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Ya atalarımız da akıl erdiremedi ise? O zaman ne olacak. Onun için Kur'an'ın defalarca tekrar ettiği gibi aklımızı işletmeliyiz. ''Aklınızı işletmeyecek misiniz?'' der Kur'an. Aklımızı işleteceğiz. Bunun başka yolu yok. Darısı ne dediğini bilmeden kılanlara olsun.





